VINCENT Aktif Nemlendirici Cihazı

“Bu üründen sipariş vermek için info@gobeklioglu.com adresine mail atabilir ya da +90 (212) 346 4230 nolu telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.“

Invasive mod / non-invasive mod seçeneği

2.8 inch Kolay LCD kullanım ekranı

Kaydet ve tüm geçmiş verileri paylaşabilme

Neden Aktif Nemlendirme önemlidir?

Yoğun bakım ünitesi (YBÜ)’nde yatan hastalara uygulanan tedavilerin önemli bir bölümü, solunum sisteminden kaynaklanan problemlerin çözülmesi veya solunum sisteminin fonksiyonlarının desteklenmesini amaçlar. Uygulanan destek, maske ile oksijen tedavisi uygulanmasından, endotrakeal entübasyon aracılığıyla invaziv mekanik ventilasyon (MV) uygulanmasına kadar değişim gösterebilir. Önemli bir bölümü yüksek teknoloji kullanımına dayanan ve özel beceri gerektiren yoğun bakım solunum tedavisi uygulamaları, fizyolojik prensiplere dayanmaktadır.Yoğun bakım, göğüs hastalıkları, anestezi, fizyoterapi, hemşirelik ve klinik mühendislik alanlarını biraraya getirir. Solunum fonksiyon testi, arteryel kan gazı analizi, endotrakeal entübasyon, hava yolu bakımına yönelik uygulamalar, invaziv ve noninvaziv MV ve ilgili fonksiyonlar, oksijen tedavisi, aerosol tedavisi, hava yolu temizleme teknikleri ve akciğer volüm kaybını düzelten yaklaşımlar gibi solunum sistemi ile ilgili olarak YBÜ’de yapılan uygulamaları içerir.

AKTİF NEMLENDİRME (HUMİDİTE) TEDAVİSİ

Klinikte nemlendirme tedavisinin en önemli olduğu uygulama, üst hava yollarının yapay hava yolu kullanımı ile atlandığı MV uygulamasıdır. Solunum sistemine tedavi amacıyla uygulanan gazların, hava yollarındaki nemlilik düzeyleri ile uyumlu olması gerekir. İnspire edilen gazların solunum yollarında vücut ısısına ve nemlilik düzeyine ulaştığı noktaya izotermik doygunluk sınırı denir. Karinanın hemen altında yer alan bu seviyenin altında, temperatür ve nem oranlarında dalgalanma olmaz. Bu seviyenin üzerindeki hava yolu, inspire edilen gazlara ısı ve nem ekler; ekspire edilen gazlardan ise, ısı ve nemi ayırır. Endotrakeal tüp ve trakeostomi tüpü ile üst hava yollarının atlanması, ventilatör devresinde nemlendirme işlevini yerine getiren bir aracın kullanımını zorunlu kılar. Uygun nemlendirilmemiş gazların uzun süre solunması, hipotermi, hava yolu irritabilitesinde ve sekresyonların yapışkanlığında artış, mukosiliyer fonksiyon bozukluğu, hava yolu epitelinde yapısal bozulma, pulmoner kompliyansta azalma, atelektazi ve hipoksemi gelişimi ile sonuçlanır.

Yapay solunum cihazı bağlanan hastalarda nemlendirme için, aktif nemlendirme sistemleri (ısıtmalı nemlendiriciler) veya pasif nemlendirme sistemleri (ısı-nem filtreleri-HME filtreler) kullanılır. Aktif nemlendiricilerde gaz, ısıtılan suyun içinden veya üzerinden geçer. Bu tip nemlendiriciler, inspire edilen gazın ısı ve nem içeriğini aktif olarak cihazımız arttırarak anlık olarak bağıl nem oranını ölçmekte  ve belirli bir ısıda sabit tutmaktadır. Vücut ısısına yakın sıcaklıklarda  %100 nemlendirme sağlayabilirler. Aktif nemlendiricilerde, sıcaklığın invazif hastada  Y parçadaki sıcaklığın 39-40°C’ye set edilmesi  ve rezervuardaki su seviyesinin belirli bir düzeyde devam ettirilmesi gerekir. Son yıllarda erişkinlerde, hastaya verilen gazın sıcaklığı daha iyi kontrol edilmesi ve potansiyel nozokomiyal infeksiyon kaynağı olan devrede sıvı birikimi sorununun önlenmesi amacıyla ısıtmalı hasta devrelerinin kullanımı gündeme gelmiştir. Ancak henüz bu devrelerin kullanımı ile ventilatörle ilişkili pnömoni (VİP) görülme sıklığının azaldığına ilişkin yeterli bilgi bulunmamaktadır.

This post is also available in: İngilizce